Öldürülen çiftin taş ocağı mücadelesini dernek devralıyor

Finike’deki dağ evinde eşiyle birlikte cinayete kurban giden Ali Ulvi Büyüknohutçu’nun çevre mücadelesini, Toroslar ve Akdeniz Kıyıları Çevre Koruma Derneği (TORAÇDER) devralacak.

9 Mayıs Salı günü Kızılcık yaylasındaki evinde eşiyle birlikte öldürülen Ali Ulvi Büyüknohutçu, Antalya’nın Finike İlçesi’nde asırlık sedir ve çam ağaçlarının da bulunduğu Alacadağ, Gökçeyaka, Kızılcık ve Adala gibi bölgelerdeki taş ve mermer ocaklarına karşı bölge halkının da desteğiyle yaklaşık 6 yıldır hukuki savaş verdi. Büyüknohutçu, Alacadağ Kızılcık Yaylası’nda bir mermer ocağına valilikçe verilen ‘ÇED Gerekli Değildir’ raporu ve maden arama izin belgesinin mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle dava açtı. 50 köylünün de müdahil olduğu bu davada Antalya 2’nci İdare Mahkemesi, Bartu Mermer firmasına verilen ‘ÇED Gerekli Değildir’ raporu ile maden izin belgesini iptal etti. Bu karara karşı valilik ve firma tarafından Danıştay’a yapılan itiraz yaklaşık 25 gün önce reddedildi.

25 HEKTAR HİLESİNİ DANIŞTAY BOZMUŞTU

Binlerce sedir ve kızılçam ağacının yanı sıra, yabani hayvanların yaşam alanı da olan bölgede, TORAÇDER’in de müdahil olduğu davada itiraza bakan Danıştay 14’üncü Dairesi, 25 hektarlık izinle alınan ÇED Gerekli Değildir raporlarıyla 145 hektarı bulan alanda faaliyet göstermenin hukuka aykırı olduğu yönünde karar verdi. Danıştay’ın bu kararıyla, 25 hektara kadar olan alanlarda ÇED Gerekli Değildir raporuyla faaliyet gösterilebileceği, 25 hektar üzerindeki alanlarda ise ÇED Gerekli Değildir raporunun geçersiz sayılacağı hükme bağlandı.

FİNİKE’DEKİ TAŞ OCAKLARININ TÜMÜ 25 HEKTARI AŞIYOR

Ali Ulvi Büyüknohutçu ve köylülerin avukatı İsmail Tunçbilek, Danıştay kararının taş ocağı izinlerinin 25 hektarı geçmesi halinde ‘ÇED Gerekli Değildir’ belgesinin yeterli olmayacağını, ÇED sürecine tabi olacağını açık ve net bir şekilde ortaya koyduğunu belirtti. Finike’de 12 taş ocağı olduğu ve tümünün ÇED Gerekli Değildir raporuyla alınan izinlerle 25 hektar üzerinde alanda faaliyet gösterdiklerini söyleyen Tunçbilek, “ÇED Gerekli Değildir raporuyla 25 hektarın üzerindeki alanda faaliyet gösterilemeyeceği Danıştay kararıyla tescil edildi” dedi.

DANIŞTAY’IN KARARI EMSAL OLUŞTURUYOR

Finike’deki tüm taş ocaklarının 25 hektarın üzerinde ve ‘ÇED Gerekli Değildir’ raporuyla hukuka, mevzuata aykırı faaliyet gösterdiklerini belirten Tunçbilek şunları söyledi:

“Dolayısıyla Danıştay’ın bu kararı, Finike’de ve Türkiye’nin diğer bölgelerinde 25 hektar alan üzerinde ÇED Gerekli Değildir raporlarıyla faaliyet gösteren bütün taş ocakları ve diğer madencilik faaliyetleriyle ilgili ocakların kapatılması için emsal teşkil etmektedir. Bu kararla birlikte TORAÇDER olarak Finike’deki bütün taş ocaklarının kapatılması için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na gerekli başvuruyu yapacağız” dedi.

‘YASAYA KARŞI YAPILAN HİLE BOZULDU’ DEMİŞTİ

9 Mayıs akşamı evinde eşiyle birlikte cinayete kurban giden Ali Ulvi Büyüknohutçu ise yaklaşık 25 gün önceki Danıştay kararına ilişkin DHA’ya yaptığı değerlendirmede, bu kararla taş ocakları için yeni bir dönem başladığını söylemişti. Bundan sonra taş ocaklarının artık ÇED raporu almak zorunda olduğunu belirten Büyüknohutçu şu değerlendirmeyi yapmıştı:

“Halihazırda çalışan ocaklar ise bu karar doğrultusunda kapatılmak zorundadır. Bütün çevrecilere sesleniyorum, bu kararı bir dilekçe ekinde valiliklere vererek bölgelerindeki ocakların kapatılmasını talep etmeliler. Kapatılmaması durumunda ise dava açarak bizim kararımızı dayanak olarak göstermeliler. Bu karar vahşi madenciliğin sonu olacaktır. Firmanın itirazına karşı Danıştay, yasaya karşı yapılan hileyi bozdu.”

BAŞVURUYU TORAÇDER YAPACAK

TORAÇDER Başkanı Ali Fahrettin Çağlayan ise Ali Ulvi Büyüknohutçu ile birlikte Danıştay’ın kararına istinaden diğer tüm taş ocaklarının da kapatılması için başvuru yapmaya hazırlanırken bu hain cinayetin gerçekleştiğini, dernek olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na başvuracaklarını ve gerekli hukuki mücadelenin sürdürüleceğini kaydetti.

(DHA)