Nükleer Karşıtı Platform Hiroşima’nın yıl dönümü nedeni ile yaptığı basın açıklamasında siyasi iktidarın çeşitli gerekçeler üreterek nükleer silahlara sahip olma arzusuna dikkat çekildi. ““Gelişmiş ülkelerin nükleer başlıklı füzelere sahip olmasını gerekçe göstererek silahlanma konusunda çalışmalar yürütüldüğü, bizzat AKP’li Cumhurbaşkanı tarafından kamuoyuna duyurulmuştur, Mersin Akkuyu’da, Sinop İnceburun’da kurulması planlanan santrallar ile olası nükleer silah üretimine kapı aralamıştır” denildi.
Hiroşima’nın üzerinden 75 yıl geçti ama acısı aradan geçen yıllara rağmen geçmiş değil. Dahası Nükleer Çılgınlığın başlamasına yol açan bu nükleer soykırımın üzerinden yıllar geçmesine rağmen nükleer silahlar son bulmuş değil. Tersine silahlanma yarışı zirve yapmış durumda ve her geçen gün yeni bir nükleer başlıklı füze icadı haberi ajanslara düşüyor. Erdoğan iktidarı da adeta bir büyük bir güç olma mantığı ile adeta bir gurur vesilesiymiş gibi sunularak Nükleer Silah edinme arzusunu dile getirdi. Durum böyle olduğu için esas olarak Türkiye’de nükleer santral yapılmaması için kurulan Nükleer Karşıtı platform Hiroşima’nın yıl dönümünde bir basın açıklaması yaparak Nükleer Silahlanma yarışına son verecek anlaşma imzalanmasını istedi.
Silahlara Son Verecek Anlaşma İmzalanmalı
Birgün’de yer alan açıklama da Silahlara son verecek antlaşma imzalanmalı denilerek yaşanan olayda savaşın kazandığını insanlığın kaybettiği belirtildi ve şunlar savunuldu “Böylesi bir felaketin bir daha yaşanmaması ve nükleer silahların tamamen ortadan kaldırılması için savaş karşıtlarının silahsızlanma çağrıları karşılıksız kalmış, Hiroşima ve Nagazaki’nin ardından uluslararası ilişkiler farklı bir boyut kazanmıştır. Nükleer gücü elinde bulunduran emperyalist ülkeler etik değerlerden uzak, yeni bir dünya düzeni yaratmıştır. Son dönemde ise her ne kadar dünyada nükleer silahlar konusundaki farkındalık artıyormuş gibi görünse de silahlar büyük ittifakların güvenlik stratejilerini dayandırdıkları temel araçlar olmuştur” ifadelerine yer verildi.
İktidar Nükleer Silaha Kapı Araladı
NATO şemsiyesi altında ABD silahlarının ülkede bulundurulduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Gelişmiş ülkelerin nükleer başlıklı füzelere sahip olmasını gerekçe göstererek silahlanma konusunda çalışmalar yürütüldüğü, bizzat AKP’li Cumhurbaşkanı tarafından kamuoyuna duyurulmuştur. Dış politikada izlenen çatışmacı tutumun yansıması olan bu açıklama, çıkar savaşlarına sahne olan Ortadoğu bölgesinde, Ülkemize komşu ülkelerde, açık bir meydan okuma gibi algılanmış, halkımızda ise endişe uyandırmıştır. Nükleer güce sahip olmayı ulusal bir itibar meselesine dönüştüren siyasi iktidar, milli güvenlik ve enerji ihtiyacı bahanesiyle, yarattığı çok yönlü tehlikelere rağmen, nükleer silahlara geçiş birikimi oluşturduğu kabul edilen; Mersin Akkuyu’da, Sinop İnceburun’da kurulması planlanan santrallar ile olası nükleer silah üretimine kapı aralamıştır” denildi.
Nükleersiz Bir Dünya Mümkün
Hiroşima’da meydana gelen felaketin üzerinden 75 yıl geçti: Acısı da tehlikesi de yarışı da sürüyor Nükleer Silahların Yasaklanması Anlaşması’nın bir an önce imzalanması ve TBMM’den geçirilmesine dikkat çekilen açıklamanın devamında şu ifadelere yer verdi: İnsanlığın ve evrenin geleceği, dünya barışı için nükleer silahların yasaklanmasının, tüm dünyanın silahlardan arındırılmasının; barış, kardeşlik, dayanışma içinde silahsız, nükleersiz bir dünya kurulmasının mümkün olduğunu hatırlatıyoruz. Ülkemiz yönetiminin, 7 Temmuz 2017’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda dünya ülkelerinin ezici çoğunluğuyla onaylanan “Nükleer Silahların Yasaklanması Anlaşması”nı bir an önce imzalamasını ve TBMM’den de kabul edilerek geçirilmesini istiyoruz. İnsanlığın geleceği için büyük bir tehdit unsuru olan nükleer santrallar ve silahlar konusunda ülkemiz ve dünya hükümetlerini sorumluluğa davet ediyoruz.”