Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın, Cunda Adası dahil, Ayvalık genelinde ‘sit’ derecesini düşürmesi, bölge halkını ve Ayvalık Belediyesi’ni ayaklandırdı. Belediye Meclisi önceki gün olağanüstü toplandı. Tabiat Parkı’nın ve zeytinliklerin imara açılmasına “dur” dedi.
Gizli yazı göndermişti
Bakanlık, geçen günlerde Ayvalık Belediyesi’ne “gizli” ibaresiyle yeni planları göndermiş, yazıya ekli haritada, mutlak koruma alanları kırmızı, nitelikli koruma alanları mavi, sürdürülebilir koruma alanları ise yeşille gösterilmişti. Cunda dahil adaların büyük bölümünde ‘sit’ dereceleri düşürülmüştü. Yeni planlara ilişkin Ayvalık Belediyesi’nden de görüş istemişti.
Çok önemli bir konu
Ayvalık Belediye Başkanı Rahmi Gençer, belediye meclisindeki olağanüstü toplantıda, “Bizden görüş istenirken meclis kararı istenmedi. Biz, tüm siyasi parti temsilcileri tarafından görüş bildirilmesini ve kamuoyunun aydınlatılmasını istedik” dedi.
Belediye meclisinde oy birliğiyle kabul edilen görüş, bakanlığa gönderile- cek. Görüşte, 5 milyon yıllık bir süreç sonucunda, günümüze kadar gelen doğal güzelliğin, yeni planlarla korunamayacağı vurgulandı.
Doğal zenginliklerin tehlike altına gireceğinin düşünüldüğü belirtilerek, “Tabiat Parkı içerisinde yer alan mevcut 1. derece doğal sit alanlarının tümünün ilgili yönetmelikte belirtilen ‘Kesin Korunacak Hassas Alan’ niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır” denildi.
‘Göz bebeği gibi korunmalı’
Meclisi, çok sayıda bölge sakini ve Ayvalık Tabiat Platformu üyesi de izledi. Platform temsilcisi Şükrü Kaygısız, “Yapılaşmaya açılması istenen bu yerler göz bebeğimiz gibi korunmalıdır. Ayrıca soruna sadece insan odaklı yaklaşılmamalı, doğanın, kuşların, tohumların, derelerin ve ağaçların hakları da göz önüne alınarak, siyasal parti ayrımı yapılmaksızın tüm partilerin ortak kararıyla koruma kalkanı düşürülmemelidir” dedi.
Ayvalık Belediye Başkanı Rahmi Gençer, Bakanlığın imar talebine karşı çıktıklarını dile getirirken, konuyla ilgili bir açıklama yapan Ayvalık Tabiat Platformu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının bilimsel temeli bir çalışma yapacağını duyurduğuna dikkat çekerek, “Oysa daha işin başında ihale alan firmalara nerelerin korunacağı, nerelerin koruma kalkanından kurtarılıp ranta açılacağı gözümüzün önünde bağıra çağıra söylendi. O çalışmalar Ayvalık’ta yapılırken ilgili bürokratlar daha alanı görmeden ve ortada firmanın yaptığı ‘bilimsel’ bir çalışma olmadan ‘buralarda korunacak bir şey yok’ diyerek her şeyi başından belirlediler. Yani önce karar alınmış sonra buna ‘bilimsel’ kılıf uydurulmuştu” ifadelerini kullandı.